Sayfa metni
41 belirlediği kader doğrultusunda, Allâh’ın kontrolü ve hâki- miyeti altında bir yaşam sürdürmektedir. İbretle bakan, âlemde bir itâat görür. Bütün varlıkların insanoğluna hizmet ettiğine şâhid olur. “O yaratandır ki, size yeryüzünü itâatkâr kıldı. Haydi o yeryüzünde yürüyün de O’nun rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.”4 Âile ferdleri anne ve babaya, mürid Mürşid-i Kâmil’e, halk âdil idâreciye itâatla sorumludur. “Ey îmân edenler, Allâh‘a itâat edin. Peygambere ve sizden olan emir sâhiblerine de itâat edin. Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allâh‘a ve peygambere döndürün, eğer Allah ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu, hem hayırlı, hem netîce i’tibâriyle daha güzeldir.”5 “Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.”6 “İşte âhiret de, dünyâ da Allâh‘ındır.”7 “Kuşkusuz âhiret de dünyâ da bizimdir.”8 Bütün bu âyetler, mülkün sâhibinin Rabbimiz (cc) olduğunu bildirir. Gerçek olan da budur. “Göklerin ve yerin egemenliği Allâh’ın tekelindedir ve herkes Allâh’a dönecektir.”9 “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allâh’ındır. Allah her şeye Kâdir’dir.”10 İktidâr Sâhibi Allah‘dır (cc). “Onlardan nafaka istemiyorum, beni yedirip bes- lemelerini de istemiyorum. Asıl bütün mahlûkların rı- zıklarını veren, kâmil kuvvet ve tam iktidâr sâhibi olan 4 Mülk, 67/15. 5 Nisâ, 4/59. 6 Mülk, 67/14. 7 Necm, 53/25. 8 Leyl, 92/13. 9 Nûr, 42. 10 Âl-i İmrân, 3/189.

