Sayfa metni
25 rım.”11 Levh-i mahfuza karşılık insanda hâfıza vardır. Ormanlar varsa, insanda da saçlar vardır. Dağlara mukâbil kemik- ler, nehirlere karşılık damarlar vardır insanda. Bedendeki elementlerle topraktaki elementler aynı özellikleri taşır. Evvelimiz de toprak âhirimiz de. “Sizleri topraktan yarat- tık, yine oraya döndüreceğiz ve tekrar dirilterek oradan çıkaracağız.”12 İnsanın kâinatla bütünlüğünü Mevlânâ (ks) ne güzel ifâde eder ahlâkî açıdan: 1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol, 2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol, 3. Başkalarının kusûrunu örtmede gece gibi ol, 4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, 5. Tevâzu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol, 6. Hoşgörülülükte deniz gibi ol, 7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Kâinât Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretinin aynasıdır. Müşâhede edilen ne varsa, o da isimlerinin tecellîsidir. Yüce sanatını göstermek için yaratmıştır insanı. “Ben gizli bir hazîne idim, bilinmek istedim (bilinmeye muhabbet ettim) ve kâinâtı yarattım.”13 İnsan bir damla sudan yaratıldı ama, içinde okyanuslar gizlidir. Mürşid-i kâmillerin de hedefi, insanda gizli olan bu hazîneyi ortaya çıkarmaktır. Letâiflerle, insan vücûduna yerleştirilmiş mânevî, nûrânî cevherleri çıkarmaktır. Çünkü insanlar mâdenler gibidir. “İnsanlar, aynen altın ve gümüş mâdenlerine benzerler. Câhiliyede hayırlı olanları, İslâm’a girip onda derinleşip (onu hazmettiklerinde) yine en hayırlıdırlar.”14 11 Aclunî, Keşfu’l-Hafa, II/165. 12 Tâ-Hâ, 20/55. 13 Acluni, Keşfü’l-Hafa, II/132. 14 Müslim, Birr, 160

