Sayfa metni
55 Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (rha) şifâ kelimesini kalbdeki fenâ huyların telâfîsi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” Peygamberimiz (sav): “Ey insanlar! Tedâvi olunuz. Çünkü yüce Allah şifâ- sını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır.”1 Es’ad-ı Erbilî’nin (ks) dergâhında evrad ezkâr alana “Aşılandın mı, tedâvi oldun mu?” tâbirini kullanırlar. Kur’ân-ı Kerîm’in dilinde “tezkiye”dir yâni mânevî temizliktir bu tâbir. Hastalıkların tedâvisinde teşhis ve tedâvi çok önemli- dir. Teşhis edilen hastalık yok edilerek tedâvi gerçekleşir. Bu sebeble Rabbimiz (cc) Şems Sûresi’nde evvelâ kötülük- lerden arınmayı, daha sonra da tedâviyi, takvâyı ilhâm eder. İsyanların tedâvisinde, günâha sebep olan yollar hep 1 Bk. Tirmizî, Tıb, 2; Ebû Dâvud, Tıb, 11. Tıb’da Devrim

