Sayfa metni
Yansımalar / 15 tefsiri mahiyetinde olan hadîs-i şeriflerinde Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Ben Allah’ın nurundan halk olundum.” Ve “Allah’ın yarattığı ilk şey benim nûrumdur.” O (s.a.v.)’nun Aslı Kabe’den , Cenab-ı Hak, Adem (a.s.)’i yaratmayı murad edince, yeryüzünde, Kabe’nin dışındaki her yerden toprak alındı. Fakat Efendimiz (s.a.v.)’in toprağının tamamı Kabe’den alındı. Bunun sebebini şöyle izah ediyor arifler; Fussılet Sûresi 11. ayet-i celilede Cenab-ı Hakk, semavat ve arza, “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” buyurduğu zaman, ikisi de “İtaat edenler olarak geldik!” dediler. Ama bu emr-i İlâhiyyeye ilk cevap veren, isteyerek biz icabet ediyoruz, diyen Beytullah olmuştur. İşte bu yüzden Rasûlullah (s.a.v.)’ın yaratılış çamurundaki manevî toprak, imanın makam olan Kâbe’den alınmıştır. Âdem (a.s.) yaratılırken onun toprağına, “Âdem toprakla su arasında iken ben nebî idim.” buyuran Hz. Peygamber (s.a.v.)’in toprağından ilâve olunmuştur. Şayet Adem (a.s.)’in toprağına Efendimiz (s.a.v.)’in toprağı karıştırılmayacak olsaydı, Adem (a.s.)’in davetine insanlık icabet etmezdi. Adem (a.s.)’in toprağına Fahr-i Kainat’m toprağı kanştınlmasaydı, bezm-i elestte, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” hitabına “Kâlû bela” “Evet Rabbimizsin” hitabı gelmezdi.

