Sayfa metni
anh- karşıdan Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’i gördü ve etrafındaki ashâb-ı kirama haber verdi. Hemen birer ikişer Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldiler. Ve otuz nefere baliğ oldu lar. Daha sonra diğer asâkir-i İslâm da gelip toplanmaya başladılar. O esnada Ziyâd İbnü’s-Seken -radıyallahu anh- dahi ensârdan ondört nefer fedai yiğitlerle gelip Huzûr-i Ne- bevî’de isbât-ı vücûd eylediler. Müşrikin gürûhu ise kâh Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ok ve taş atarlar, kâh takım takım üzerine hücum ederlerdi. Ebû Dücâne -radıyallahu anh- da Rasûlullah -sal lallahu aleyhi ve sellem-’in üzerine kapanıp düşmanın oklarına ve taşlarına kendisini siper eylerdi. Bu cihetle pek çok yerinden mecrûh oldu. Hazret-i Talha -radıyallahu anh- dahi kendisi ni siper ederek Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’i muhafaza eder iken bir şiddetli darbe İle ya ralanıp çolak kaldı., Sa’d İbn-i Ebî Vakkas -radıyallahu anh- dahi huzur-ı Nebevi’de ok atar idi. Şöyle ki: Rasûl-i Ekrem -sallalla hu aleyhi ve sellem- ona dua ederek ok verip o atardı. O gün Sa’d İbn-İ Ebî Vakkas -radıyallahu anh- düşmana karşı bin ok attığı mervîdir. Sallallahu aleyhi ve sellem: 39.

