Sayfa metni
Tebük Seferi / 13 Emr-i Rasûlullah’amuhâlefet edenler dünyâ ve âhi- rette hâib ve hâsir, rezil ve rüsvây olurlar. Azabın, azâb-ı dünyâ olduğuna nazaran harbden imtina’ edenler helâk olunca yerine başka bir kavmin geleceğini VâcibTeâlâ hazretleri beyân buyurmuştur. İşte bu âyet-i celîle fîsebîlillah cihâdın vâcib olduğuna delâlet eder. Şu halde gerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından gerekse Rasûlullah’dan başka bir emir tarafından cihâda gitmek emredilince emre imtisâl vâcibdir. Bu âyet-i celîlede harbe gitmekten imtinâ’ eden ler için tehdîd-i azîm vardır. IjJî^ jjJJl 4>jî>I il aJUI Jy^j iâs ijy&j Nl İ>J \ j^ SI J&l ^ Ui SI ¿¿I ¿13 (¡J ¿¿>t> i^lj 4x1^ ı'-*^1 4ÜI Jy^ ^ 4JJI ûl ¿ül İilSJ (^¿¿111jy^ jj^l ‘UK Ji>-j ^jj3 ^î '^li^^?- jjjp tÖlj W*il ¿a «Ey mü’minler eğer siz Rasûlullah’a yardım et mezseniz bundan evvel Allah Teâlâ muhakkak Rasû- lüne yardım etti. O zamanda ki, iki kişinin ¡kincisi olduğu halde Mekke kâfirleri Rasûlullah’ı Mekke’den çıkardılar. Ve o zamanda Cebel-i Sevr’de bulunan mağarada idiler. Ve o mağarada bulundukları sırada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kemâl-i tevek-

