Sayfa metni
44 / Tebük Seferi Abdullah İbn Übeyy'in Oğlu Abdullah ibn-i Übeyy pek leîm bir şahsiyet olmasına mukabil oğlu Abdullah -radıyallahu anh- ashâb-ı kirâmın faziletli sîmâlarından idi. Evvelce ismi Hubab idi. Sonra taraf-ı risâletden kendisine Abdullah ismi bahşedildi. Abdullah -radıyallahu anh- bütün gazâlara iştirak edip Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve selem- Efendimiz Hazretlerinin maiyyetinden hiç ayrılmamıştır. Ebû Bekri’s-sıddîk -radıyallahu anh-’in hilâfeti zamanında Yemâme harbinde şehid olmuştur. Abdul lah -radıyallahu anh- babasına son derece kızardı. Taraf-ı risâletten müsâade buyurulsa idi babasının boy nunu vurmaktan bir an bile çekinmeyecekti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in münâfık- ların reisine hayatında bu kadar müsâade buyurmalarının ve öldüğünde mübarek gömleğini vermek lütfunda bulunmalarının sebeb ve hikmetine gelince; Birincisi: islâmiyetin henüz i’tilâya başladığı ilk günlerinde müsîümanların kuvây-ı umûmiyesinin üçde biri derecesinde olan kabilesine riyâset etmekte olan bir şahsı öldürmeyi muvâfık bulmuyordu. Çünkü maiyyetinin inkisârını mucib olacağı gibi Muhammed -sallallahu aley hi ve sellem- ashâbını öldürüyor demeleri de muhakkak idi. Her türlü fenalığa rağmen bu vaziyeti ıslâh ve idâre etmek basîret icâbı idi. Cenazesine karşı gösterdiği alâ kaya gelince: Oğlu Abdullah -radıyallahu anh-’ın taltif duyurulmasıdır. İkinci ve belki de daha mühim sebeb de şu olabilir ki bu adam hayatının sonunda Resûl-i Ekrem -sallalla-

