Sayfa metni
Münâfıklar / 33 ettiğine dâir kendinden başka hiç bir tanrı bulunmayan Allah'a yemin etti. Âmir de onun bu sözü söylemekle iftira etmediğine kendinden başka hiç bir tanrı bulunmayan Allah’a yemin ettikten sonra ellerini yukarı kaldırdı: - «Ya Rabbi Peygamberine doğru söyleyeni tasdik, yalancıyı tekzib eden bir âyet gönder!» diye duâ etti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile diğer mü'minler de “Âmin” dediler. Derhal bu âyet-i celîle nazil oldu. «Ey münâfıklar siz i’tizâr etmeyin. Zirâ siz imânınızdan sonra küfrü izhâr ettiniz. Biz sizden işlediği günahlarına nedamet ettiği için bir tâifeyi afveder isek diğer bir tâifeye nifâka devam ettiğinden dolayı azâb ederiz.»20 Afvolunan tâife ile mürad rivâyete nazaran yalnız bir kimsedir ki, Hamir Eşcâi’nin oğlu Mehaş’dır. Bu zat hal-i nifâkında diğerlerinin Rasûlullah’a ta’nına güler ise de'kendi asla ta’n etmezdi. Bu âyet nâzil olunca tâib ve müstağfir olmuş ve tevbesine: «Ya Rabb! Ben fî-sebîlillah şehid olayım ve şehid olduğum mahalli kimse bilmesin, hattâ ben gasl ettim, kefenini sardım ve defin ettim diyen bulunmasın» duâsını da İlâve etmiş. 20. Tevbe sûresi, 66

