Sayfa metni
28 / Tebük Seferi Hâzin Tefsiri’ne nazaran bu âyet-i celîlenin sebeb-i nuzûlü: Kays oğlu Cûd, bir kavmin reisi olup huzûr-ı risâlete gelerek Tebük seferine gitmek için «Ya Rasûlallah! Beni kavmim bilir. Kadınlara meftûnum. Fitneye düşerim. Hem de evim yalnızdır. Malım da çoktur, sana malım ile iane edeyim. Beni fitneye İlkâ etme» deyince bu âyet-i celîle nin nâzil olduğu mervîdir. «Ya Ekreme’r-rüsül’ münafıklara de ki: «Elbette bize kötülük dokunmaz. Ancak Allah’ın bizim için levh-i mahfuzda yazdığı şey dokunur. Şu halde hayır ve şer her ne ki isabet ederse Allah Teâlâ’nın tak diri iledir. Zira Allah Teâlâ bizim umûrumuza müte velli, muîn ve nasırdır. Hayat ve memâtımızda bizi hıfzedicidir.»17 Binaenaleyh mü’minlerin ancak Allah Teâlâ'ya mü tevekkil olması lâzımdır. Fahr-i Râzi ve Hâzin’in beyân ları veçhile bihakkın tevekkül ancak Allah Teâlâ’ya olup Allah'tan başkasına tevekkül câiz olmadığına işâret için ¿!l Js lafzı tevekkül üzerine mukaddem vârid olmuştur. Mü’minlerin işlerini ancak Cenâb-ı Hakk’a havâle etmesini Allah Teâlâ emir buyurmuş. Ve bu âyet-i celîle ile 17. Tevbe Sûresi / 51

