Sayfa metni
1 8 Sohbetler llt (7) Hiç kimsenin görmediği bir yerde, Yüce Allah'ı (lisânen veya kalben) zikredip gözyaşı döken kimse. (Buharı, Müslim) İşte insanların perişan olduğu o günde, güneşin bir mız rak boyu yaklaştığı ve elli bin sene bekledikleri o mahşer gününde, insanlar "Yâ Rabbi! Bizleri bu mahşer yerinden kurtar, el-emân, el-emân!" diye yalvaracaklar. Rabbimiz bu nun üzerine, "Peygamberlerimden birisinden ricada bulu nun, sizler için dua etsin, umulur ki onlardan birisinin şefaa tiyle necata erersiniz." buyurur. İnsanlar ilk önce Hz. Âdem'in yanına varırlar. "Yâ Âdem! Sen bizim atamızsın; n’olur bizlere şefaatte bulun da bu güç lükten kurtulalım" derler. Âdem (a.s.) "Benim Cenâb-ı Mev lâ'ya karşı yüzüm yok. Cennet’te buğdayı yiyince, Allah (c.c.) bizi Cennet'ten yeryüzüne indirdi. İncir yaprağı ile örtün dük. İki yüz sene semaya bakmadan ağladık. Bir gün Mu- hammed Mustafa’nın ismi hatırımıza geldi. ’Yâ Rabbi! İsmi isminle yazılan Muhammed Mustafa hürmetine bizi bağışla.’ dedik Allah (c.c.), O’nun yüzü suyu hürmetine bizi affetti. Ben buğdayı yediğim için Allah'a karşı hiç yüzüm yok, ben den vazgeçin, başka peygambere gidin." der. İnsanlar, Hz. Nuh'a gelirler. "Yâ Nuh! N’olur bizlere dua et, şefaatçi ol, şu mahşer yerinde elli bin senedir bekleşiyo- ruz, kurtulalım.” derler. Hz. Nuh (a.s.), "Ben ümmetimin he lakine beddua ettim, hepsi helak oldu. Allah’a dua etmeye yüzüm yok, bir başka peygambere gidin." der. Hz. İbrahim'e varırlar, o da, "Benim Allah'a yüzüm yok." der. Hz. İsmail’e, Hz. Musa'ya giderler. Hz. Musa (a.s.), "Ben bir kıptîyi öldürdüm. Allah'a karşı yüzüm yok. Varın gidin bir başka peygambere.” der. Hz. İsa’ya varırlar; o da, gittik leri diğer peygamberler de, her birisi farklı mazeretler söy-

