Sayfa metni
Sahabeyi Anlamak Kıymetli kardeşlerim! Sahabe efendilerimizin ve büyüklerimizin hayatlarını iyice gözden geçirelim ve onların hayatlarından gerekli dersleri alalım. Çünkü bu dünyada onlar bizler için güzel birer Örnektir. Bu sohbetimizde sîzlere kısaca çâr-ı yâ'r-ı güzîn ve Peygamberimiz’in torunlarının İslam ümmeti için ne kadar fedakarlıklara katlandıklarından bahsedeceğim. İnşâallah ders alır, istifade ederiz de Müslümanların bugün lere pek kolay gelmediklerini anlarız. Hz. Ebubekir Efendimiz ile başlayalım. Hicret yolunda Peygamber Efendimiz ile beraberler. Sıddîk-ı Ekber bir ön den gidiyor, bir arkadan. Efendimiz (s.a.v.) bu duruma şaşı rıyor ve soruyor: - Ne oluyor yâ Sıddîk! İki de bir, bir öne, bir arkaya gidip geliyorsun? - Yâ Rasûlallah! Önden, hayvanlar gelir parçalar diye, arkadan kâfirler gelir diye korkuyorum. Bir darbe olursa, ilk kılıç bana gelsin istiyorum. Sana yeter ki bir şey olmasın. Buradan çıkarmamız gereken ders, şeyhimize teslimi yette Hz. Ebubekir gibi olmak. İşte o zaman füyuzat-ı İlâhî akar -bi iznillahi teala-. Medine devrinde Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebubekir’e (r.a.) şöyle buyuruyor: - Yâ Sıddîk! Halk senden şikâyet ediyor. - Neden yâ Rasûlallah!

