Sayfa metni
76 | Sohbetler III - Yok, sana kırıldım. Ben senden böyle sözler ummaz- dım. Bunun üzerine Hz. Fâtıma, kendisini affettirmek için Hz. Ali Efendimiz’in etrafında yedi defa Kabe'yi tavaf eder gibi, döner, döner, döner... Ve ekler: - Sen kırgın olursan, ben ehl-ı nârdan olurum yâ Ali, ba na hakkını helal et. - Binlerca defa helal olsun, yâ Fâtıma. Hz. Ali Efendimiz Fâtıma anamızı bağışlar fakat yine de Anamızın kalbi mutmain olmaz. "İndallah mesul oldum mu acaba?" diye Peygamberimiz’e sormak için koşar. Rasûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) yolda rastlar. Efendimiz onun bu telaşeli halini görünce sorar: "Ne oldu Fâtıma?” Hz. Fâtıma, eşiyle arasında geçenleri bir bir Peygamber Efendimize anlatır. Onunla helalleştiğini söyler: "Fakat yine de indallah, onun hakkı tamam mı? Allah'ı razı edebildim mi? Daha hakkı ben de kaldı mı? diye sormak için geldim ya Rasûlallah!" En çok sevdiği ve "Kim Fâtıma’yı üzerse Beni üzer." dediği kızı Fâtıma’ya hitaben şöyle söyler Muhammed Mustafa: "Hak kın helal olmuş ya Fâtıma. Tamam, korkma! Ama eğer kocan sana kırgın olsaydı ve sen buraya gelirken de emr-i Hak vaki olup yolda ölseydin, senin cenaze namazını kılmazdım.” "Kadın beş vakit namazmı kılar, orucunu tutar, namusu nu korur ve kocasına itaat ederse cennete girer.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyuruyor Efendimiz (s.a.v.). Bakınız şim di ise hanım kardeşlerimize müjdeler veriyorum. Zevci ken disinden razı olduğu halde bir kadın vefat ederse, kocası da "Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun." diye, öldük ten sonra arkasından güzel sözler ederse "Hiç incitmezdi, güler yüzlüydü, tatlı dilliydi, kocasına süslenir, nâmahremden kendini korurdu." derse böyle bir kadın ko-

