Sayfa metni
H. Haşan Efendi (k.s.) | 69 9) Bir mecliste bulunuyorsak karnımız az da olsa aç kalmalı. Orada, az yiyerek riya etmekten de sakınmalıyız, karnımız doyacak kadar yemeliyiz. Ne güzel söylemişler: "Yemekte riya aç eder, amelde riya hiç eder." 10) Ayrıca bir diğer önemli hususta yemek yerken yal nız yememek. Yanımızda yemeğimizi paylaşacağımız birileri mutlaka olmalı. Efendimiz (s.a.v.) ashabına "Sizin en kötü olanınızı size bildireyim mi?”diye sormuş. Ashap "Evet, yâ Rasûlallah" deyince şöyle buyurmuşlar: "Sizin en kötünüz; yalnız yemek yiyen, kölesini döven ve insanlardan yardımını esirgeyendir." Yukarıda teker teker saydığımız edepler Peygamberi- miz'in sünnetinde belirtilmiştir. Bizlere düşense O’nun sün netine sımsıkı yapışmaktır. Kıymetli kardeşlerim, güzelce yedik, içtik; yedirdik içir dik. Peki, bundan sonra riayet edeceğimiz en önemli adap ne? Yaptığımız ihsânı unutmak. İşte bu çok önemli. Yaptığımız ihsân, rıza-yı İlâhî için olduğundan sakın ola ki “Ben falana şöyle iyilik ettim de kadrini kıymetini bilmedi, gözüne-dizine dursun!” demeyelim. Kırk sene geçse de ken disine. iyilikte bulunduğumuz kimseye "Sen muhtaç bir adamdın, ben sana iyiliklerde bulunmadım mı, sana yemek ikram etmedim mi?” gibi şeyler söyledik mi, işte yaptığımız o hayır ve hasenatı zayi etmiş oluruz. Çünkü o kimse için yapmışız, Mevlâ için yapmamışız. Bu hareketimiz Mevlâ’nın rızasına muhalif geleceğinden o güzel amelimiz söner, bir kıymeti kalmaz. Efendimiz mübarek elleriyle bize "Başkalarına yaptığı nız ihsânı unutun gitsin." diye yazmıştı.

