Sayfa metni
Sohbetler II gidişimiz, maksadımız Rıza-yı Hakk için olmalı. Şayet başka bir maksat olursa, o zaman riya olur, süm’a olur, gösteriş olur. Bu durumda amellerimiz hiçbir şeye yaramaz. Sırf Allah-u Teâlâ Hazretlerinin rızası için olan amel makbul kardeşlerim. *** Dîn-i İslâm gelince Medine’deki Evs ve Hazrec kabilelerini birbirine kardeş etti. Mekke-i Mükerreme’den gelen Muhacir lerle, Medine-i Münevvere’deki Ensar arasında da çok muhabbet vardı. Can oldular. Muhacir kim? Peygamberimiz (s.a.v.) dahil hepsi muhacir. Sıddîk-i Âzam muhacir, Ömerü’l-Fâruk muhacir, Osman-ı Zinnûreyn muhacir, Aliyye’l-Murtazâ muhacir; Hz. Talha, Hz. Zübeyr böyle yüzlerce sahâbe-i kiram Mekke’den Medine’ye hicret etmiş. Peygamberimiz (s.a.v.), "Muhacir kardeşlerinizi evleri nize götürün, misafir edin." buyurdu. Ensar-ı Kiram zevkle götürdüler. Yemediler yedirdiler, giymediler giydirdiler, yiye ceklerinin en iyisini onların sofrasına koydular. Muhacirler tahammül edemediler, ağlamaya başladılar. Nasıl dostluk bu! Bu nasıl kardeşlik Yâ Rabbi! *** Bedir harbinde yetmiş tane esir alındı. Peygamberimiz (s.a.v.) sahâbelerine hitaben şöyle buyurdu: "Esirleri misafir alın ve misafirlerinize ikram ediniz, kâfir dahi olsalar iyilik ediniz." Müslümanlar öyle yaptılar. Esirlere yediklerinden yedirdiler, hatta kendileri İdare ettiler, çoğunu onlara verdiler. Onlann bir çoğu etkilendi. "İslâm nasıl bir dinmiş ki esirlere bile böyle hürmet ettiriyor." diyerek iman etmeye başladılar. Müslümanlar böyle fedâkâr, âlicenap davranırlarsa gayr-i müslimlerin daha çabuk hidayete ermelerine vesile olurlar İnşal- lah-u teâlâ. 72

