Sayfa metni
) 18 | Sohbetler III hakkı mı daha fazla? Cenâb-ı Allah bizi onların içinden seçip ayırmasın. (Âmin) Mürşidin olmasa burayı bulamazdın, bilemezdin. Mür şidin yol gösteriyor ki geliyorsun. Onlar önder oldular da yolumuzu bulduk. Kardeşlerimizden birisi anlatmıştı: "Ziya Paşa Köş- kü'nde bir hafta durduk yediklerimiz hep huzur oluyordu. Hicaz'da da öyle oluyor insan. Bir ilaç almaya gidiyordum. Yolda kerâmeten Sahan Efendi rast gelmişti. Dönün geriye ilaç almaya hacet yok. Tekkede kutb-ı cihanın yemeğini hu zurla yiyorsunuz, nur oluyor bedeninize, bir sıkıntı olmaz - bi iznillah-." Bu haller bizde de çok olurdu. Akşam bir bardak bal şerbeti içerdik. Zikir ile meşgul olurduk. Biz bunları yaşaya yaşaya geldik bu günlere. Ama şimdi de iş göremez olduk. O günlerin hasretini çekiyoruz. Hiç değilse bu vesileyle eski günlerimizin bereketini size duyurmuş olalım. Rızkımız helâlinden olmalı ki yediğimiz lokma huzurlu olsun. Bu çok önemli. Sonra abdestimizi huzurlu alırsak yani baştan başlayıp ayağa gelene kadar her âza ile yaptığımız günahlara tevbe edersek; iftitah tekbirinde Allah hatırımız da olarak, elimizin dışıyla dünyayı geriye atarak "Allahtı Ekber" dersek, artık "Ben ibadette huzur bulacağım" deme mize hiç gerek yok. Huzur kendisi gelir. “Men lem yezuk lem ya’rif." "Tatmayan bilmez.’’ denilmiş. Bizzat yaşadık da eli mizden alınan şeyler bunlar. Size tavsiye ederim. Allah rıza sı için böylece namaza durdunuz mu huzuru düşünmeye hacet yok, huzur kendiliğinden gelir. Haram lokma yiyerek, ibadetten-taatten uzaklaşarak nefsinin esiri olan insanları anlatıp da meclisimizin tadını kaçırmak istemiyorum. Bu tür insanları zikretmekte fayda yok, hatta kalpleri kara insanların zikri meclise ağırlık verir.

