Sayfa metni
1 90 | Sohbetler II! - Yâ Ebâbekir! Sen cahiliyye döneminde iken içki içmez din, yalan söylemezdin, kimsenin namusuna yan gözle bak mazdın, bunun sebebi nedir? Hz. Ebûbekir (r.a.) şöyle cevap veriyor: - Ellerin koluna girip de sürüne sürüne eve varmaya, ailemin yanında küçük düşmeye tenezzül etmezdim; içki o zaman su gibi içilirdi ama ben bir defacık da olsun içmedim. İçki yasak edilmeden Hz. Ebûbekir (r.a.) "Yâ Rasû-lallah! İçki içilmese olmaz mı? Henüz kapınızdan bu kötülüğü ya saklayan bir emir çıkmadı!" deyince Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Namaza duracaksanız içmeyin." buyurdu, baram olduğuna dair hüküm ise daha sonra geldi. İkincisi: "Siz yalan söylemezdiniz!" - "Kişi yalan söyleyince söz öyle yayılıyor ki, herkesten soruyorlar; daha sonra yine gelip bana soruyorlar, evet de sem olmayacak, hayır desem yalan olacak. Yüzümü kara et mesin diye yalan söylemezdim." Kardeşlerim, yalan söylemek çok kötü bir manevî ma raz. Bir defa yalan söyleyene Allah üç defa "Lanet olsun, la net olsun, lanet olsun!” diyor. Hacı Hüseyin Hocam söylemişti: "Muttaki, ağzına yalan almamış bir kimse yağmur duasında âmin deyince, bir aydır yağmayan yağmur, o kimsenin kerameti olarak hızla yağ maya başlar." ■ Denilir ki, bir kimse bir çocuğa, "Yavrum gel, sana şeker vereyim." dese cebinde de şeker olmamış olsa, yalan söyle miş olur. Yalan söylemek yakışıksız bir şey. Üçüncüsü: "Siz kimsenin namusuna da asla bakmazdı nız!" - "Benim evime gelen bir misafir namusuma bakarsa te pemden bir kaynar su dökülür, tırnağımdan inerdi. Bana zor

