Sayfa metni
■ l-n Hasanişfendi (|s/spl|;€3^ Dervişlik Âdabı Kıyl u kâlkalbden çıkmayan derviş m'olur? Bal diyen dil ile baldan tatmayan derviş m'olur? Kıymetli kardeşlerim! Tasavvufta dervişlik mühim bir payedir. Der-viş Farsça bir kelimedir. "Der" kapı, "viş" kapının alt eşiği demektir. Kardeşleri onu çiğneyince seslenmeyen, yüzüne bir kusuru söylenince "Allah senden razı olsun!'1 diyen kimse derviştir. Reşahat Aynüi-Hayatta, "Kapı eşiği biraz sertçe olur, tam aksine derviş ise, sert olmamalı, yumuşak olmalıdır." denili yor. Nasıl ki bir toprak yığını üzerine hafifçe su serpildiğin- de bir kimse ayağı ile bastığı zaman ayağının altında toprak yayılır, işte derviş de böyle olmalıdır. O suyu serpmek, ayakkabının toz olmaması içindir. Üze rine basılan dervişten, üzerine basan kimseye bir zarar gel memesi içindir. Bu yüzden mürşid-i kâmiller, üzerine basıl dığı zaman yumuşak bir şekilde yayılsın, kabalığı gitsin, Al lah'ımızın yarattıklarına şefkat gözüyle baksın diye sâlike birazcık su serperler. Böylece kalıbını ve kalbini yumuşatır lar. Dervişlik için bu da kifayet etmez. Çünkü o kimse; ba şındaki cemaati idare etmek, onların yanında şöhretini ar tırmak ve onlardan bir takım faydalar elde etmek için bu şekilde davranabilir. Bu ise riyakârlıktır. Mesela, ona haka-

