Sayfa metni
H. Haşan Efendi (k.s.) | 39 şun zikri gibi açığa çıkanlar da var. Kıymetli pederim Şeyh Mustafa Hulûsî (k.s.), "Hû Hû" diyen bu kuşun zikrini duy duğu zaman cezbelenirdi. Âyet-i Kerîme’de, "Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu teşbih eder. O'nu övgü ile teşbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların teşbihini anlayamazsmız." (İsrâ, 17/44) buyrulmaktadır. Bir kervan yolunca gitmektedir. İçlerinde de meczub zannettikleri biri var. Akşam olunca herkes yatar; kervanba şı, meczub adamın sabaha kadar bağırdığını işitir. Yanına gelir ve şöyle der: - Evladım hiç istirahat etmedin, ne oldu böyle sana. - Bre kervanbaşı. Siz, koyunlar dağda meleyor; bülbüller, dalda ötüşüyor zannediyorsunuz. Ben, onların Mevla'yı zik rettiklerini duyuyorum. Kurbağalar sularda 'vak vak' diyor zannediyorsunuz. 'Hak Hak' diyor onlar. Anlamıyorsunuz. Bu hayvanlar Allah'ı zikretsin de, ben uzanıp yatayım, yakı şır mı? Hakk'ı zikirde şu hayvanlar kadar da mı olmayayım? Mevlâ'm bizleri zikrinden mahrum bırakmasın. Ömrü müzü zikir meclislerinde geçirmeyi bizlere lütfetsin. (Âmin) Hamd olsun âlemlerin Rabb'i olan Allah’a.

