Sayfa metni
1 4 Sohbetler III Şunu çok iyi bilelim ki Allah’a itaat ile Rasûl'e itaat ara sında hiçbir fark yoktur. Bu vesileyle Cenab-ı Allah bizlere, Habîbi'ne tabi olup itaat edenleri affedeceğini ve onları mükâfatlandıracağını müjdelemektedir: "Sizden her kim, Allah'a ve Rasûlü’ne itaat eder ve yararlı iş yaparsa ona mükâfatını iki kat veririz. Ve ona (Cennet'te) bol rızık hazırlamışızdır." (Ahzab, 33/31) Hz. Muhammed (s.a.v.), nübüvvetin son halkasıdır. 0 (s.a.v.), hâtemü'l-enbiyâdır. Peygamberlik görevi 0 'nunla sona ermiş, mühürlenmiş tir. Hiç şüphesiz Hz. Peygamber’in (s.a.v.), son peygamber olarak gönderilmesinin bir takım hikmetleri vardır. Birinci Hikmet: Ruhen Hz. Muhammed (s.a.v.), bütün insanların babası dır. Diğer peygamberler, Peygamberimiz'in (s.a.v.) nûrundan yaratılmıştır. Dolayısıyla da manen bütün pey gamberler O’nun çocukları ve torunları hükmünde kabul edilmektedir. İkinci Hikmet: Muhammed Mustafa (s.a.v.) bütün insanlığa şefaatçi olarak gönderilmiştir. Malumunuz, Âdem (a.s.) Cennet’ten yeryüzüne indirilince üç yüz sene boyunca günahına ağladı, fakat günahı affolunmadı, daha sonra hatırına Cennet'te gördüğü yazı geldi. Ve "Yâ Rabbi! İsmini isminle arşta, levhte yazılı gördüğüm Muhammed'in hürmetine beni affet." diye yalvardı. Buna binâen Allah'ımız "Affolunanlar zümresine

