Sayfa metni
80 | Seyr ü Sülük Günümüzde insanımız mânâdan ziyade maddeye yönelmiş durumda. Çoğumuz, "Menfaatim ne olacak? Geleceğim, geçimim ne olacak? Çoluk çocuğum ne olacak?” gibi endişelerin içinde kaybolmuş durumda. Allah u Teala’nın istediği, Peygamber Efendimiz (sav)’in yaşadığı gibi bir hayatı nasıl yaşar, çevremde de yaşatılmasına nasıl gayret ederim? Bunları düşünenlerimizin sayısı çok az. Eğer bu düşünceyi sağlayacak olursak, ahireti dünyanın önüne alacak olursak, Allah (cc)’m aşkını ve muhabbetini nefsâni arzuların önüne alacak olursak, birbirimizle olan ilişkile rimiz, ailemizle, çoluk çocuğumuzla olan ilişkilerimiz, bütün maddî değerlere bakış açımız değişecektir. Yaptığımız zikirlerin bizde yapacağı en büyük etki, maddeyi de Allah (cc)’ın emrine vermek olacaktır. Her şeyimizi, düşüncemiz uğrunda feda etme aşkı ve zevki temin edilirse, zikrimizin amacı yerine gelmiş olur. Toplumda îsâr yerine getirilirse, “Bugün ben alışverişte sif tah yaptım, komşum yapmadı.” diyebilecek insanlar yetişecek olursa, o toplumda huzursuzluk olur mu? Olmaz. Savaşlarda tam ölmek üzere olan ve suya ihtiyaç duyan Ashab-ı Kiram, yanındakinİ göstererek suyun kardeşine verilme sini ister. Bir diğeri, diliyle ifade edemese bile gözüyle yanmda- kini işaret eder. Böyle bir toplum elbette ki huzur İçinde olur. Mühim olan, gönlü derviş edebilmektir. “Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değildir.” sözü önemlidir.

