Sayfa metni
Seyrü Sülük \ 75 Gizli zikir ise Kur’an-ı Kerim’de sayılamayacak kadar çok Âyet-i Kerime’de haber verilmiştir. Uyuyan adamı nasıl uyandı rırız? O’na ‘Abdullah! Abdullah!’ diye sesleniriz ve onu uyan dırmaya çalışırız. Uyandıktan sonra bağırmaya gerek var mıdır? Allah (cc) hepimizi ıslah etsin, ortak bir hastalığımız var; o da gaflet hastalığı. Bu hastalığın ilacı Hakk’ı tavsiye etmektir. Bu da insanların durumlarını göz önüne alarak yapılmalıdır. Itikadi hata içerisinde bulunan, inanç hususunda tamamen ters olan bir kimseye zikir telkini yapamazsınız. Zikir, hatırlatma manasına geldiğine göre sadece hatırlatma amacıyla ibadet ve taat konusunda bilgi verilir. Bu konuda elin den geldiğini yapmaya çalışan insana da husûsi zikirler telkin edilir. İmam-ı Rabbani Hazretleri (ö. 1034/1624)’ni unutmayalım. İmam-ı Rabbani Hazretleri, Vahdet-i Şuhûd makamında olduğu için, delilleri ortaya koymak sûretiyle hareket etme yoluna git miştir. Muhyiddin-i Arabi Hasretlerinin başını çektiği bir zümre ise meselelere, her şeye fenâ makamından bakmak sûretiyle yakla şır. Her ikisinin de geldiği nokta aynıdır. İmam-ı Rabbani Hasretleri, Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinde olduğu gibi hem zâhiri hem de bâtınî yönde söz sahibidir. Bizim gibi insanlar bunları tefrik edemeyeceği, ayırt edemeyeceği için hep İmam-ı Rabbâni Hazretlerinden bahsediyoruz. Bildiğimiz kadarıyla Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin eserle rini okuyarak İslam’a girenlerin sayısı çok fazladır. O’nun kitap-

