Sayfa metni
72 | Seyr ü Sülük İbadetimizi zikirler sayesinde zevk içerisinde yaparız. Kuru kuruya değil, manasını düşünerek ve o anda yaşayarak ibadetini yapan insanlarla bizim aramızda fark vardır. 3. Zikrin Âdabı Binlerce defa ‘Allah’ demektense huzurla bir defa ‘Allah’ demek daha üstündür. Teşbihi nasıl çektiğinizi bilmeden, anla mını düşünmeden yapmaktansa, anlamını düşünerek, azametini tefekkür ederek ve onun hayata geçirilmesinin idrakinde olarak yapılan zikir evlâdır. Faraza, duyduğum kadarıyla, beş yüz defa Allah diyoruz. Fırsat bulamazsak olur ama sandalye üzerinde falan değil, daha sakin ve karanlık bir ortamda, dış âlemle İrtibatımızı keserek, kalbimize, gönlümüze dönerek bunu yapmalıyız. . “Kur’an gece indirildi.” buyrulmasımn bir anlamı, bir sırrı vardır, İsrâ Sûresi’nde Cenab-ı Hakk Habibini Mescid-i Ha- ram’dan, Mescid-i Aksa’ya gece yürüttüğünü haber veriyor. Geceleri göz dinlenir, kulak dinlenir, kalp dinlenir ve kişi bütün potansiyeli ile kendisini zikre verme imkanı bulur. Sami Ramazanoğlu Hazretleri (ks), gündüz yapılan taatle, gece yapılan taat arasındaki farkı, "Eğer ders, gece yapılmaz da gündüz yapılırsa, kazaya kalan oruç gibi olur." buyurarak haber vermektedir. Temiz bir seccade üstünde oturulur, huzurla ‘Allah’ denir. Beş yüzünde dil damağa yapıştırılır ve hareket ettirilmez.

