Sayfa metni
14 [ SeyrüSü/ûk Bütün Müslümanlar olarak o ‘Altın Çağ benzeri bir âşıklar topluluğu kurma isteği ile yaşayıp durmuş uzdur. O seviyeye ulaşılamadığı için de bu, içimizde hep bir ukde olarak kalmıştır. Elinizde bulunan bu kitap dahi, Seyr ü Sülûk’unu tamamla yıp birbirine ‘Hakk’ı ve sabrı tavsiye eden’, aynı zamanda birbi rini dönüştürme işlevini gören ‘Hakk Yolcularını’ yetiştirme ve sâdıklar topluluğu oluşturma gayesine katkıda bulunma amacına binâen yazılmıştır. Aşağıda sunulan alıntının göstermiş olduğu hedefleri bu kitabın gözetmiş olduğu gaye olarak da alabiliriz: Abdullah İbn Mes’ud el-Hüzelî (ra)’nin anlattığına göre, bir adam kendisine, “Sırat-ı müstakim (doğru yol) nedir? diye sordu. İbn Mesud ise ona şu cevabı verdi: “Hz. Mubammed (sav), bizi sırat-ı müstakimin bir başında bıraktı. Bu yolun öbür ucu ise Cennet’e ulaşmaktadır. Bu ana yolun sağında ve solunda başka tâli yollar da vardır. Bunlardan her birinin başında bir kısım insanlar durmuş, oradan geçenleri kendilerine çağırıyorlar. Kim bu dış yollardan birine sülük eder se, yol onu ateşe götürecektir. Kim de Sırat-ı Müstakime sülük ederse o da Cennet’e ulaşacaktır.” İbnMes’udbu açıklamayı yaptıktan sonra şu âyeti okudu: “İşte bu benim sırat-ı müstakîmimdir, buna uyun. Başka yol lara sapmayın, sonra onlar sizi Allah’ın yolundan ayırırlar.”1 1 En’anı, 6/152

