Sayfa metni
Seyrii Siilûk\ 113 yapılacak rabıtayla, Mevlâ’nın hıfz ü himayesine, korumasına girmektir. Esad-ı ErbiH(ks), "İki kesek bir taşa bela." buyurur. Nefis ve şeytanı, çamurun kurumuş hâli olan keseğe, taşı da akla benzetir. Akıl bazan unutabilir, yanılır, gaflete düşer ama mürşid-i kamilin ruhaniyeti, "Gözüm uyur fakat kalbim uyumaz." hadisi gereğince, her an uyanık olacağı İçin, sığınıldığında biiznillah-i Teâlâ imdada koşar. Mevlana (ks) (ö. 672/1273), "Bir çoban, elinde sopasıyla, kuyuyu kapacak olan kurtla, ejderhayı uzaklaştırır." misaliyle bize şu dersi verir: Kurt şeytan, ejderha nefis, çoban da akıldır. İmanın temsil ettiği kuzuyu yemek için, kurtla ejderha fırsat kollar. Kurt ve ejderha, elinde sopasıyla bekleyen çobandan ve onun asasından korkarak yaklaşamazlar. Akla benzetilen çoban, gaflete düşebilir. Mürşid-i Kamil ise Allah’ın izni ile, rûhaniyetiyle evladını, her an hazır asker gibi bekler. Hâce UbeydullahAhrar(ks){Q. 893/1487), mürşid-i kamille, cismen birlikte bulunulamazsa, ruhen ve kalben rûhaniyetiyle beraber bulunulmasının gerekliliğini şu âyet-i celileyle izah eder: "Ey iman edenler! Allah’tan korkun (razı olmayacağı şeyleri yapmaktan sakınınız, razı olacağı amellere sarılınız) ve doğrular-

