Sayfa metni
hâlde insanlar, yapmış oldukları günâhlardan do layı neden azâba müstehak olsunlar?” Bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Tevhîd Risalesi tasavvufun varlık ve mârifet ile bağlantılı pek çok temel/aslî meselesine kısaca da olsa değinmektedir. Öyle ki William Chittick’e göre Tevhîd Risâlesi, varlığın mahiyetine ilişkin -Hallâc’ın sıkça tekrar edilen enel-Hak ifâdesinde olduğu gibi- mükemmel bir izah sağlama girişimidir.2 2 William Chittick, Varolmanın Boyutları -Tasavvuf ve VahdetüTVücûd Üstüne Yazdar- (çev. Turan Koç), İstanbul: İnsan, 2007, s. 253-254. 3 Türkçe çevirilerinin bazıları şunlardır: İbn Arabi, İtfan Aynası -Mir'âtul-İrfân- (çev. Abdulkâdir Akçiçek), Ankara: Alperen, 2006, 80 s.; İbn Arabi, Ahadiyyet Risâlesi ve Fütûhât-ı Mekkiyye’sinden Seçilmiş Tasavvufa Dair Bölümler (haz. Mahmut Sadettin Bilginer), İstanbul: Senâ Matbaası, 1983, 35 s.; İbn Arabi, Ahadiyyet Risalesi, (çev. Abdülvehhab Öztürk, İstanbul: Bahar, 2007, 135 s.; Abdullah b. Mes’ûd Balyânî, Mutlak Birlik -Nefsini Bilen Rabbini Bilir- (haz. Ali Vasfı Kurt), İstanbul: İnsan, 2003, 224 s. 4 Chodkiewicz, ilgili çalışmasında risâlenin İbn Arabi’ye aidiyyeti meselesini tartışmakla birlikte ayrıca Balyânî’nin hayâtı ve düşüncelerine de geniş bir şekilde yer verir. Bkz. Başta Türkçe3 olmak üzere, Farsça, Fransızca ve İngilizceye çevrilen Tevhîd Risâlesi, yakın zaman lara kadar İbn Arabi’ye âit bir eser olarak bilin mekteydi. İbn Arabi uzmanı Michel Chodkiewicz, yaptığı çalışmalar neticesinde Tevhîd Risalesinin müellifinin Abdullah b. Mes’ûd Balyânî (ö. 686/1288) olduğu yönünde bir tespitte bulunmuş tur.4 Meşhûr sûfi Abdülkerîm Kuşeyrî’nin şeyhi ve 13

