Sayfa metni
Bu sıfatla, o, dünyâda da en huzur- u yaşama hakkına sahibdir. Hiç bir in- ;an ondan daha huzurlu yaşama hakkına nâlik değildir. Gayr-i müslimlerin geçici, muvak- cat, hırslı ve nefsânî yaşamalarının sonu lep hüsrandır. Mükerrem insanın beka ra kanat açan huzurlu yaşaması ile di kerleri mukayese edilemez. Bu kadar müzeyyen ve güzel vasıfla- 'in sahibi olan «mükerrem insan» bu du- 'umlarından dolayı asla kibir ve ucbe düş- nez. Bu güzel hallerin sırf ihsân-ı İlâhî ılduğunu idrak ederek tevazu’ ve hatta tnahviyyet ehli olarak hayat sürer. Gayr-i müslimlere, sapıklara, gafil ve câhillere karşı hamden-lillâh tefâhuru, du- .~um icâbı zarurî bir beyandır, İslâm şe refinin izhârıdır. Şahsî ve nefsi değildir. Bu gerçek müslümanın sıfatıdır. Bir de «mükerrem insan» dünyevî her ne meslekde ve meşrebde ve vazifede bu lunursa bulunsun bu mübarek vasfa er dikten sonra da o vazifesini daha dürüst, 80

