Sayfa metni
Öyle bir devirde selâmlaşmakdan mahrum kalmaları da onlara büyük azâb oldu. Sonra ailelerine de yakın olmama ları emrolundu. Öyle ki, aileleri, Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ge lerek, kocalarının takatsiz ve perişan ol duklarını, ve fakat zahirî hizmete muh taç bulunduklarını arz ettiler. Bunun üze rine uzakdan yardım edilmesine müsâade edildi. Bu haller bunlara çok ıztırâb verdi. Hattâ bir gün Kâ'b ibni Mâlik, ahbabı olan, çok ihtiyarlığı dolayısıyle şehirde kalan «Ebû Katâde» radıyallahu anh’i zi- yârete gitti. Duvardan atlayarak bahçesi ne girdi, yanına vardı. Selâm verdi... Ebû Katâde selâmını almadı. Bunun üzerine Kâ’b ibni Mâlik: — Benim Resûlullah’ın dostu olduğu mu bilmiyor musun dedi.. Ebû Katâde: — Allah ve Resûlü bilir! dedi ve hiç konuşmadı. Kâ’b beyninden vurulmuşa döndü. Husrân içinde evine geldi. 17

