Sayfa metni
132 / Musahabe 2 “Takvânın aslı ewelâ şirkten sakınmak sonra isyan ve günahlardan daha sonra da şüpheli şeylerden sa kınmaktır.” Hazret-i Enes -radıyallahu anh-’ın rivâyet ettiği şu hadîs-i şerîfin mânâsı da budur: - Yâ Nebiyyallah! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in en yakını kimdir, dediler. O da: - Her muttakîdir. Ben her muttakînin ceddiyim, bu yurdu. Bu güzel huyun ortadan kalkması hâlinde insanla ra savlet edecek fecaatin derecesini öğrenmek isteyen ler gitsinler de fuhuşlar, sefâhatlar, şenaâtler arkasında koşan sefihlerin, sefillerin irtîkâb ettikleri rezâletlere baksınlar! Görecekler ki, manzaraların dehşeti bu hu susta bir fikir edinmeleri için kâfidir. Kanun bu fenâhkların sadece görünen, bilinen suç larını cezâlandırır. Bizzat iyiliğe teşvik, tergîb etmez. Halbuki İslâm fazileti; bizzat görünen-görünmeyen, bilinen-bilinmeyen fenâlıklardan, suçlardan men eder. Vukuundan evvel onlara tehdîd ve tebşîr yapar, iyiliğe teşvik eder, doğru yolu gösterir.

