Sayfa metni
Gazab / 127 Medîne yahûdilerinin reisi Malik bin Dayf yahûdiler- le beraber huzûr-ı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem-'a geldiler. Bazı meseleler sorup Rasûlullah -sallal lahu aleyhi ve sellem-’i ilzâm etmek istediler. Bilmukabele Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem- Efendimiz de yahûdilerin reisi olan Mâlik’e sordu: - Doğru söyle! Allah teâlâ Tevrat’ta tahkîkan semîn olan -yani semiz- olan âlimi sevmez buyurmamış mıdır, buyurdu. Yahudi âlimi de pek semîn imiş. Mâlik inkâr etmeyip: - Belâ, Allah teâlâ hazretleri öyle buyurmuştur, dedi. Bunun üzerine yahûdiler Mâlik’e bakıştılar. Mâlik de gazaba gelip; "Allah teâlâ beşere kitap kısmından bir şey göndermemiştir.” diye Tevrat'ı inkâr etti, yahûdiler dağıldıktan sonra reisleri olan Mâlik’i muâhaze ettiler. Mâlik, "Gazabım sebebiyle söyledim.’’ dedi. Yahûdiler de reislerine, Sen gazaba geldikde dîninden çıkarsın bize reis olamazsın." dediler. Onu azlettiler. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-’ın kelâm-ı hikme tinden birisi de: “Benim hatamı söyleyen kimseden Ce- nâb-ı Allah râzı olsun.” sözüdür. Kızmak şöyle dursun memnuniyetini izhâr eylemiştir. Bir gün Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- bir sarho şa rast geldi. Hadd-i şer’îyi vurmak istediğinde o kimse fahiş galîz sözler söylemeğe başladı. Nefsimden dolayı

