Sayfa metni
106 / Musahabe 2 ------------------------------------------------------------ gördü. Para aldı. Cüneyd’in hatırından geçti ki, bu yiğit niçin kazanıp da yemez kendini böyle hor eder. O ak şam kendine bir gaflet ârız oldu. Düşünde gördü ki bir kişi örtülü bir tabak içinde mescidde hatırından geçen dervişi pişirmiş. - Bu eti ye, dedi. Cüneyd: - Ben murdar yemem, dedi. O kimse: - Dün mescidde yedin, şimdi yemez misin, dedi. Cüneyd gıybet ettiğini anladı. O heybetten uyandı, abdest alıp namaz kıldı, dışarı çıktı, o dervişi görmek di ledi. Gördü ki Dicle ırmağı kenarında oturmuş orada tere yumuş, ufağını yer. Yanına vardı. Başını kaldırdı. Dedi ki: - Yâ Cüneyd! Mesciddeki endişeden tevbe eyledin mi? Cüneyd de: - Tevbe eyledim, dedi. O da: - Var artık, ol endişeyi eyleme, dedi. Peşinden: oÜI Ija*jj ¿j& “45^1 Jî^ ı^üJl 3^3 “O, kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarını bilendir.”98 âyetini okudu, gitti. Cüneyd -kuddise sırruh- da o kadar ağladı ki göz leri şişti. & 98. Yûsuf Sûresi, 25

