Sayfa metni
1. Mektub s Hakk-celle ve alâ- Hazretleri Kelâma Kadımi’nde 'SÎ ^ &£ jHj âyet-i kerîmesini ferman buyurmuştur, Acebâ bu mükerrem benî Ademden murad kimdir? Âb u kilden mürekkeb bir cism-i maddî midir? Kuvve-i nâtıka ile cins-i hayvandan temayüz etmiş nev-i insan mıdır? Elbette bu değildir. Zira semende serkeş-i nefsin ’ınân-ı fezâyıhını ıt lak edip tecâvüzât-ı nâ-meşrû’asıyla şâhid-i nâzenîn-i şeri’at ve mahbûb-ı kulûb-ı tarikatı pâyimâl eden şehevât-ı süfliyye ashabı asla mükerrem olamaz. Erbâb-ı irfan ve ashâb-ı vicdan nazarında bu makûle insan bir şahs-ı nâdândan başka bir nâm île yâd olunamaz, Mükerrem ıtlâkına şâyân olacak benî Adem ancak ta’lîm-i nefs ve tehzîb-i ahlâk ile tezyîn-i zahir ve bâtın eden hâdimân-ı serâ-perde-i şeri’at ve mahfemân-ı nâ- zenînân-ı tarikat olan bahtiyarân-ı ümmettir. Ma’lûm olduğu üzere insanları nâil-i saadet eylemek için Cenâb-ı Hâlık-ı ’Azîm ve Fâtır-ı Hakîm - celle şânühû- Hazret leri her bir asrın hal ve şânı ile muvâfık ve her bir karn’ın îcâbât-ı zemânesiyle mütenâsib bir nebiyy-i muhterem yâhut bir rasûl-i muhteşem irsâl buyurmuş olduğu ve o zât-ı şerif e tevdi buyurulmuş olan ahkâm-ı celîle-i ilâhiyyeye ittibâ' eden lerin makâmât-ı ’âliyeye irtikada bulundukları müsellem ol duğu gibi Hâtemü’l-enbiyâ ve’l-Mürselîn Mazhar-ı ¿JlİO C ¿JÜ) tiJ-j ^| Efendimiz Hazretlerini dahî şeriat ve tarî kat-ı mutahharasıyla beraber mekârim-i ahlâkı tetmîm ve me- hâsin-i evsâfı ta’lîm gibi bir maksad-ı ’ulvi üzerine ibtinâen kulları için ihsân ve ib’âs buyurdu. 6

