Sayfa metni
• 140« sıkıntılar neticesinde “Ey Muhammedi Sen sabredenle ri müjdele."7 ayetini görüp Hak'dan gelene râzı olup, derd-ü belâ saltanatını iki cihana vermeyen mânevi er ler, şu ilâhı tebşire de nâil olurlar: "Ey huzur içinde olan nefis! Sen Rabbinden râzı, O da senden râzı olarak Rab- bine dön"8 Çilenin Anlamı Farsça terim olan çile kırk mânâsmadır. Sûfîler arap- ça "erbain" derler. Çile çekmek, erbain çıkarma tabirini kullanırlar. Her gün yirmi bir üzüm tanesiyle yetinip sadece zarûrî ihtiyaç için dışarı çıkarak kırk günü ta mamlayan dervişe, çilekeş (çilesini çeken) denir. Çilesi ni yarıda kesene de çileşiken denir. Dergâhlarda, "Hem Rabbinin ismini an ve her şey den kesilerek O'na ihlâs ile ibadet et."9 ayetinin sırrına ermek için, kendisini tamamen Allah'a teslim eden mü ridin, dünyaya kapalı Allah'a açık, kabir gibi daracık mekanlarda ibadet ettiği odalara çilehâne denir. Mûsa (a.s), kitaba ve hitaba, Allah (c.c.) ile konuşma ya, tecellilere ermek için özel bir arınmaya, ibadet ve ri- yazata koyulmuştur. "Biz Mûsa'ya otuz gün (oruç tutmasma karşılık ken disine Tevrat'ı vereceğimizi, yahut kendisiyle konuşa- । cağımızı) vadettik; ve ona bir on (gün) daha ilave ettik. B Öylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk gece (gün) ola rak tamamlandı."10 Çilenin Gayesi Derviş ibadetleri yerine getiren, haramları terkeden sabirîn kullarından olmak için, bir akü gibi aşkla, şevk le, feyz ve irfanla dolar çile ile. Zor taatlere sarılmakla, iddia ettikleri imanlarında sebat gösteren sadıkînden, sıkıntılı ve geniş günlerinde Allah'a itaat eden kanitîn-

