Sayfa metni
Ali Ramazan Dinç 39 kendisine ikame eylemesi." demektir. Vekil ise kendisine başkası tarafından bir iş tefviz edilen kimsedir. Bu işi ken disine tefviz edene "Müvekkil", o işe de "müvekkelün fîh" denir. "Tekvin" de vekil tayin etmektir. Vekil tabiri erkeğe de, kadına da, müfrede de (tekile), cemî'a da (çoğula) kul lanılır. Cem'i vükelâdır (Hukuk-u İslâmiyye ve Islahât-ı Fıkhıyye Kâmusu). Şer'an vekalet, Hanefiler'e göre, caiz ve ma'lum olan bir tasarruf hususunda insanın kendisinin yerine bir başka kimseyi ikame etmesinden ibarettir veya tasarruf ve hıfzın (korumanın) vekile havale edilmesidir. Vekalet Kitap, Sünnet ve icma ile caizdir. Kitaba göre câiz oluşunun delili şâm yüce Allah'ın, Ashâb-ı Kehf'in kendi aralarında söylediklerini naklettiği şu âyete dayanır: "Şimdi siz birinizi bu gümüş paranız ile şehre gönderin de baksın, hangi yemeği daha temiz bulursa ondan size bir rızık alıp getirsin" (Kehf, 19). Bu âyeti kerime alışveriş konusunda bir vekalettir. Yüce Allah'ın: "Kocanın ehlin den bir hakem, kadının ehlinden bir hakem gönderiniz." (Nisa, 35) buyruğunda da vekaletten söz edilmektedir. Diğer taraftan: "Şu benim gömleğimi götürün." (Yu suf 93) âyeti ile; yüce Allah'ın bize naklettiği Hz. Yusuf'un: "Beni yeryüzünün hâzinelerinin başına getir." (Yusuf, 55) sözünde de vekaletten bahsolunmaktadır. "Sadakalar Allah'tan bir farz olarak fakirlerin, miskinlerin ve onun üzerinde çalışanların (zekat memurlarının)dır..." (Tevbe, 60) buyruğunda kendilerinden söz edilen kimseler, ima mm (İslâm Devlet Başkanının) zekatı tahsil etmek üzere gönderdiği zekat toplayıcılarıdır. Burada Şânı Yüce Allah zekatların toplanması için bir takım kimselerin görevlen dirilmesini caiz kılmıştır. Bu da hak sahipleri nâmına bir vekalet hükmündedir. Sünnette de vekâletin meşrûluğuna delalet eden bir çok Hadis-i Şerif vardır. Buhari ile Müslim'in. rivâyeti bunlardandır: "Peygamber (s.a.v.) zekatı almak için topla-

