Sayfa metni
îman Neşvesi muamele eden esnafa kadar her bir fert, Fahr-i Kainat (s.a,v.)'ın, "İşini, düzgün ve sağlam yapanı Allah Teâlâ sever." methine erişir. Okul müdüründen hademesine, talebesinden öğretmenine, en küçük birimden en yükseğine kadar, görevini, İlahi rıza için yapanın amelini, Hak Teâlâ, karşılıksız bırakmaz. Mevlâ'mız (c.c.), "Kim zerre miktarı hayır işlerse, onu görür. Kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa, onu görür." buyurur. (Zİlzal:99/7-8) Nebiler Nebisi Muhammed Mustafa (s.a.v.), "Mâruftan, iyilikten hiçbir şeyi küçümsemeyin. İstersen kendi kovandaki sudan, su isteyen birinin kabına boşalt. İstersen kendisini güleç yüzle karşıla." "Ey mümin kadınlar! .Hiçbir komşu komşusunu küçümsemesin. Hatta bir koyunun, çatal bir tırnağı da olsa" "Bir hurma kadar da olsa ateşten sakmın. Bir tek güzel söz ile de olsa." buyurur. Mahir İz Hocamızın takva tarifinde olduğu gibi, "Ne yaparsan yap, onu Allah Teâlâ için yap." duygusu, bu dünyanın şartlan içerisinde yaşayan bizleri mesut ve bahtiyar kılar. Yersiz davramşlar sebebiyle hayatımızı israf etmemiş oluruz. İşine giden, evrat ve ezkar okuyan, halı dokuyan, ip eğiren, misafire hizmet eden, bulaşık yıkayan, 13

