Sayfa metni
îman Neşvesi olgunlaşmamış bizlere, onlara karşı itaat, rabıta ve muhabbet düşer. Hayatı Kur’an olan, iman ve takva ile kemâle eren büyüklerimizi, ancak Zât-ı Kibriya anlatır Kitâb-ı Kerîm’inde. “Şüphesiz iman edip, salih amel işleyenler, işte onlar yaratılanların en hayırlısıdırlar. Onlann Rableri katmdaki mükâfatı, altından ırmaklar akan Adn Cennetleridir. Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah Taala onlardan razı olmuştur. Onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bu (mükâfat), Rablcrinden korkanlar içindir.” (Beyine, 98/ 7- 8) Yaşantısı Sünnet-i Seniyye olan büyüklerimizin vasfı, Hadîs-i Şerifte şu şekilde belirtilir, Ebû Zer radiyaliahu anhin rivayetiyle: “Allah Teala bir kuluna hayır murad ederse, kalbinin kilidini açar: (=Gayb âlemini, Ceberut âlemini, Lâhût âlemini ve on sekiz bin âlemi, dünya ve âhireti apaçık görür.) Gönlüne yakîn nûru ve sıdk, (katî ve kesin inanç, şüpheden uzak iman ve doğruluk) yerleştirilir. Kalbi öğüt ve tavsiyeyi kabul eder. Gönlü selâmette olur. (Kin, kibir ve hasetlikten ve sair nefsânî hastalıklardan 10

