Sayfa metni
îman Neşvesi bünye, imanın rüknü olan altı esasa tereddütsüz inanarak gelişir. Rûhu, kalben tasdik ettiğimiz esasları, bedenen yerine getirerek olgunlaştınnz. Cüneyd-i Bağdâdî (ks)'nin, "Okuyup-yazdığımız, yediğimiz-içtiğimiz her şey bitti. Sadece seherlerde kıldığımız namazlar kaldı." buyurduğu teheccüd namazı, beş vakit namaz ve bizi Hak Teâlâ'ya yaklaştıracak diğer nafile ibadetler, Kur'ân-ı Kerîm'deki emirlere itaat, nehiylerden kaçınma, Sünnet-i Seniyye'ye uymak; edeb, erkân, güzel ahlâk ve ehlullâhın tavsiyeleri dünya ve âhirette bize deva olacaktır. Derviş bazen; zikir, sohbet, rabıta ve murakabeyle, rûhî ve melekî hayata geçerek uyku ve yemeyi unutur. Herkesten ileri makamda oluşunu Hz. Sıddîk (ra), şu sözüyle beyan eder: "Marifetullah zevki bana her şeyden sevgili geldi." Hz. Ömer (ra) ise, "Sabır, Bana dünya yiyeceklerinden daha sevgili geldi." der. Üstazımız (ks)'ın manevî yoldaşı Kılavuz Hafız, yatsı namazını müteakip namaza durduğunda, ellerim çözemezler, sabahlara kadar kıyamda kalır. Üstaz-ı Âlîmize, bir bardak sütü zorla içirirler, öyle bir haldedir ki, mânevî zevkten günlerce yeyip, içmez. Şeyh Şaban-ı Veli (ks), bir üzüm tanesiyle, bir hafta yemeğe ihtiyaç duymazdı. Aziz 53

