Sayfa metni
İman Neşvesî için -Seimân-ı Fârisî (ra)'nin buyurduğu gibi- meşrû olarak yer, içer, oruç tutup, namaz kılar, uyur, hayat yoldaşımızla sohbet ederiz. İki Cihan Serveri Muhammed Mustafa (sav)'nın mübarek diliyle ifade edersek, "Cenâb-ı Hak, nimetini kulunun üstünde görmek ister." İbadette huzurun onda dokuzu helal lokmada, biri de uzlettedir. Ebu'l-Hasan Harakani (ks), kendisine ikram edilen turşuyu, bir başkasının bahçesine ait sudan sulandı diye yemez. Şeyh Mustafa Hulusi (ks), hastalığının geçmesi için, rızkı helal olan, bizzat kendi el emeğiyle geçinen kimselerin yemeklerinden yiyerek tedavi olur biiznillahi Teâlâ Helal yiyecek^ mideye nur olarak iner. Yemek yerken, kimin verdiğini düşünen,■ ibadette eritme düşüncesiyle tadanlardan biri, yemeğin boğazından midesine nur olarak indiğini görür. Kelâmî dergâhında misafir olan bir grup, günlerce ihtiyaç mahalline çıkamadıklarmdan dolayı, kendilerinde bir hastalık olduğuna kanaat getirerek midelerini boşaltmak için ilaç almaya giderler. Yolda, Esad-ı Erbili Hazretleri (ks)'nin oğulları Ali Efendi, "Dönün dergâha! Tekkenin yemekleri helaldir. Yiyecekler, midelere nur olarak iniyor." der Sıhhat, afiyet ve helal mal, dünyevî nimetlerdir. Dünyevî ve uhrevî 51

