Sayfa metni
İNSANLAR DÜNYADAN HİÇBİR ŞEY TATMADAN GİDİYORLAR Kapısını; su, hava, ateş ve toprağın oluşturduğu bu bünyenin gıdası, geçmiş büyüklerimizin dilinde "anâsır-ı erbaa" (dört unsur) diye tanımlanan maddelerden oluşmaktadır. İnsan; su ile sulanan, toprağın içindeki bileşiklerle beslenen, hava ile teneffüs eden, ışık ve güneşin ısısıyla neşv ü nemâ bulan, gelişip büyüyen bitki ve hayvanlardan elde edilen gıdalarla beslenir. Tek tek saymak şöyle dursun, toplu olarak bile saymaya güç yetiremeyeceğimiz sonsuz nimetler (tahıl ve buğday, incir ve zeytin, muz ve kiraz, nar ve üzüm vs. meyveler; süt ve yoğurt, peynir ve yağ, et, kemik ve derisiyle hizmet eden hayvanların gıdası da) bu dört unsurdan meydana gelir. Sağlıklı beslenen, toprağı verimli, suyu ve gübresi yeterli, havası hoş, güneşi bol memleketin elbette ürünü de tatlı ve lezzetli olur. Vücut ülkesinin misafiri, Cenâb-ı Hak'tan bir nefes olan ruhun gıdası ise, i |İİr i! 49

