Sayfa metni
İman Neşvesi gelen büyüklerinden Hz. Ömer (r.a.), bir gün, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in sırdaşı Hz. Huzeyfe (r.a.)'nin yanına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile Huzeyfe (r.a.), geceleri sohbet ederlerdi. Efendimiz (s.a.v.) münafıkların listesini Hz. Huzeyfe (r.a.)'ye vermişti. Hz. Ömer b. Hattab (r.a.): "Ey Huzeyfe! Acaba bu münafiklar listesinde benim de adım var mı?" diye sorar. O anda Huzeyfe Hazretleri (r.a.), Efendimiz (s.a.v.)'in, "Benden sonra bir nebi gelse, Ömer gelirdi. Ömer, Cennet ehlinin kandilidir." övgüsüne mazhar olan bu kutlu insanın rikkatinden dolayı ağlamaya başlar, Hz. Ömer (r.a.) de kendi iç muhasebesinin verdiği kaygıyla, "Acaba benim o listede ismim var mı?" diye göz yaşı döker. Kendimiz Değişmediğimiz Müddetçe Allah Bizi Değiştirmez Hz. Ömer (r.a.) gibi kendimizi kontrol etmeliyiz. Tabir-i caizse kendimizi yoğun bakıma almalıyız. Kur'ân ve Sünnet'in bize sunmuş olduğu reçetelere riâyet etmeliyiz. Verilen nasihata layık olmayanlar hakkında Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyorlar: "Bu sefillere, akılsız ve düşüncesiz insanlara, huysuz kişilere iyiyi öğretmek, hınzırın boğazına inci takmak gibidir." 40

