Sayfa metni
İman Neşvesi namusuna bakmaktan hiç çekinmez. Fakat Hakk Teala'ya yaklaşan, O (c.c.)'nu tanıma hususunda ilim sahibi olan, hal ve makam itibariyle yükselen kimseler, O (c.c.)'nun azametinden titrer, hataya düşerim korkusuyla helali bile terk eder. "Sizin Allah Teala'yı en iyi bileniniz ve O (c.c.)'ndan en çok korkanınız Benim..." buyurur Efendimiz (s.a.v.): "Kulları içinden ancak alimler, Allah Teala'dan gereğince korkarlar." (Fâtır, 35/28) Tarlaya dikilen fidan ve çubukların mevsimi geldikçe bakımı ve budanması yapılmazsa meyve vermez kör olup giderler. Zayıf dalların budanması, güç ve kuvvetin meyveye gitmesi içindir. Mükerrem olan insanoğlunun, irfan bahçesinde meyve vermesi için/gönülde beliren; hasetlik, kin, nefret, buğz, kibir, dünya muhabbeti, kötü zan, şehvet gibi güçsüz dalların üstatlarımızın ellerinden aldığımız; istiğfar, tevhid, salat ü selam, ölüm tefekkürü, rabıta ve zikir ile kesilerek, ruh ve manamızın güç-kuvvet bulması gerekir. Allah (c.c.), "Nefsini günahlardan temizleyen muhakkak kurtulmuştur. Onu isyanı ile örten İse mutlaka ziyana uğramıştır." (Şems, 91/10-11) âyeti ile ruhen temizienenler, ahlaken olgunlaşanların

