Sayfa metni
14 / Hazret-i Yûsuf ---------------------------------------------------------------- ishak yüzseksen yaşına bâliğ olup da kendisine vefat yaklaşınca lys’ın haset edip Yâkub’u kati etmesin den korkarak Yâkub'un Şam’a, dayısının yanına göç et mesini vasiyet eyledi. Çünkü yemek hâdisesinde lys, Yâkub’u öldürmeye yemin etmişti. Yâkub dayısı Leyyâ bin Nâhûr'un yanına gitti. Onun iki kızı vardı. Büyüğünün ismi Lâyâ, küçüğünün ismi Râhil idi. Yâkub bunlardan birisini kendisine nikahlamasını dayısından istedi. Dayısı Yâkub’a malı olup olmadığını sordu. Yâkub “Yok, fakat sana hizmet edeyim.” dedi. Dayısı da “Yedi sene hizmet mukâbilinde onu sana ni kahlarım.” dedi. Yâkub da: “Bana RâhıTİ nikahlarsan sana yedi sene hizmet ederim.” dedi. Dayısı da: “O seninle benim aramda bir anlaşmadır.” dedi. Yâkub ahde sadâkat gösterdi. Dayısı ona Lâyâ’yı nikahladı. Yâkub dedi ki: - Bana hîle ettin, ben Râhil'i istemiştim. Dayısı de di ki: - Büyük dururken biz küçüğü nikahlamayız. İster sen yedi sene daha hizmet et, sana onu da vereyim. Musa -aleyhisselâm-’ın bi’setine kadar iki kız karde şin bir nikah altında cem'i câiz idi. Yâkub yedi sene son ra Râhil’i aldı. Dayısı kızlarını verirken onlara hizmetçi olmak üzere her birine birer câriye verdi. Birinin ismi Zül fe, diğeri Belhe idi. İki câriye de Yâkub’a hibe eyledi.

