Sayfa metni
Hz. Cerîr-i Becelî / 97 Hazret-i Cerir dahi mevcûd maıyyetiyle varıp putha- neyi yıkdı ve içindeki putu ve dikili kurban taşlarını kırdı ve orada cahiliyyet usûlü üzre darb-r ezlam eder,116 bir kimse var idi, onu müslim edip ezlâmını kendisine kırdırdı. Sonra yine Medine-i Münevvere’ye geldi. O puthaneye tapanlar Sahîh-i Buhâri’de musarrah olduğu üzre başlıca Has’am ve Becile aşiretleriydi. 116 Ezlâm, kumar oklardır ki, birine emir ve diğerine nehiy yazılarak bir tarafa konulur ve bir işe mübaşeret edecek adam onlarla kur’a çekerdi. Bunu onlar taksimleşmekte dahi icra ederlerdi. 117 ÜsdO’J-Gabe 1/333 vd. Cerir -radıyallahu anh- onların sebeb-i necat ve sea- detleri olmuş, şu nazm ile medh edilmiştir: «Cerir olmasaydı Becîle kabîlesi helâk olurdu.» Muahharan Sultan-ı Rusûl -sallallahu aleyhi vesellem- Cerîr Becelî -radıyallahu anh-ı Yemen’in rüesâsından «Zül- Kilâ‘” ile «Zû Amri'l-Hımyerî» ye gönderdiler, o dahi varıp dîn-i İslâm’a davet etmekle ikisi de imana geldiler. Hazret-i Ömeru'l Faruk -radıyallahu anh-’in zamân-ı hi lâfetinde Cerîr-i Becelî-radıyallahu anh- İran muharebatında çok yararlıkta bulunmuştur.117 Kalb-i pâki gibi vech-i mübâreki de hûb u tâbnâk olduğu için Ömer -radıyallahu anh-: «Cerir bu ümmetin Yûsuf’udur» buyurmuşlardır. İbn-i Kuteybe der ki; Cerir -radıyallahu anh-, Hazret-i Ali -radıyallahu anh- muharebâtında bî-taraf bulunup Cezîre nevâhıysinde ikamet etdi ve 54 Hicrî tarihinde vefat eyledi, -radıyallahu anh-

