Sayfa metni
Hz. Abdullah ibn-i Ömer / 21 temenni etmiş. Nevbet Abdullah ibn-i Ömer -radıyallahu anh-'e gelince kalkıp: «Allah’ım, sen Rahman ve Rahimsin, gazabını geçen rahmetin ve bütün mahlûkatına kadir olan kudretin hürmetine senden istiyorum ki, bana cenneti vâcib kılmadıkça beni dünyadan göçürme!» diye cenneti niyaz eylemiştir. İmam Şa’bî dermiş ki: - «Benim iki gözüm, dünyadan gitmeden bu zatlardan herbirini istediğine nâil olmuş gördü. Artık İbn-i Ömer’in de ehl-i cennet olduğuna şüphem kalmadı.»12 12 ibn Hallikân, Vefeyatü’l-A’yan 1/442; Ashab-1 Kiram, / 144 13 Âl-i İmran Sûresi / 92 İbn-i Ömer buyurmuştur ki: ö j2>J U« IyÂî l^~ j^ ^^ ¿/ «Sevdiğiniz şeylerden sadaka vermedikçe siz cennete eremezsiniz.»12 âyet-i kerimesini hatırlayarak bana vermiş olduğu nimetlerin en sevgilisi kendimce cariyem «Dümeyne» olduğunu anladığımda onu hemen âzâd etdim. Fî-sebilillah mülkümden çıkardığım şeye avdet etmem lâzım gelse bence onu kendime nikâh etmek pek hoştu. Hemen Nâfi’e nikâh etdim. Nâfi’ de yine kendilerinin âzâd ettiği birtâbiıyy-i celildir. Sahih-i Buhârî’nin fezâil-i ashab faslında mezkûr olduğu üzre ehl-i Irak’dan biri Abdullah bin Ömer -radıyallahu anh-’e:

