Sayfa metni
Hz. Zeyd ibn-i Harise / 167 ağlamakda iken Zeyd’in nezd-i Risâletpenahîde olduğunu kendi kabilesinden hac mevsiminde ziyârete gelenlerden işitince Mekke’ye gelip Hâne-i Seadet-i Nebevî’de oğlu «Zeyd» ile buluşmuş idi. Hazret-i Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimiz de «Zeyd'i babasına gitmek veyahud kendi yanlarında kalmak» husûsunda tahyîr buyurduklarında Zeyd: «- Yâ Resûlallah, sizin üzerinize kimseyi tercih edemem, benim anam da babam da sensin» demiş. Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de Zeyd’i bir taş üstüne çıkararak Arap örfüne göre: - Huzzâr-ı Kiram! şahid olunuz ki Zeyd benim oğlum- dur buyurmuş ve bu suretle Zeyd nezd-i Risâlette kalmış, -sallaliahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de kendisini «veled-i manevî» ittihaz buyurmuşdur. Zeyd ibn-İ Harise -radıyallahu anh- en evvel iman eden lerin üçüncüsüdür. Bedir Harbinde bulunup müjde haberini Medine’ye götürmüştür. -Sallallahu Teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazret leri tarafından «Bizim biraderimiz ve azadlımızsın» taltîf-i aziymine mazhar olmuştur. ' Zeyd ibn-i Harise -radıyallahu anh- Bedir'den itibaren Mu’te harbinde şehid oluncaya kadar bütün gazalarda bulunmuştur. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, gazâdan geri kaldığı zamanlarda muhakkak Zeyd’i Medine’de vekil bırakmış bulunurdu. Süvâri müfre zeleri üzerine emir-kumandan tayin olunmuşdur. Nitekim

