Sayfa metni
160 / Ashâb-ı Kiram 2 -------------------------------------------------------- -Aaa, bu kadın Habeşli Esma mıdır, vay bu kadın deniz yolcusu Esma mıdır? diye tekrar tekrar lâtife etti. Esma da «evet» diye tasdik etti. Hazret-i Ömer de: - Medine'ye hicret faziletinde biz sizi geçtik, biz Resûlul- lah’a sizden daha lâyık ve daha yakın bulunuyoruz, demesi üzerine Esma titizlenerek şöyle müdafaada bulundu: - Hayır, siz hiç öyle değilsiniz, vallahi Resûlullah ile hicret eden sîzlerin açlarını doyurdu, câhillerini okutdu, biz ise Habeşistan'da, Resûlullah’a uzaklarda Müslümanlara adavet ve kin İle dolu bir muhitde azâb ve ıztırâb içinde bu lunuyorduk. Bütün bu mezâhimi biz Allah’ın ve Resûlullah’ın rızâsı uğrunda ıktıhâm ettik. Ey Ömer! Allah adına yeminler olsun ki, bütün bu dediklerini gidip Resûlullah’a arzedinceye kadar ne bir lokma yemek yiyeceğim, ne de bir yudum su içeceğim. Ey Ömerl Biz uzak illerde korku içinde yaşıyorduk, sizin Peygamber sayesinde seâdet içinde yaşadığınız gibi değil. Bu hakikatleri şimdi gidip Resûlullah’a arz edeceğim, soracağım. Ey Ömer! Ben ne yalan söylerim, ne de dilim yalan söylemeye tenezzül eder.» Bu sırada Hafsa'nın odasına Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimiz geldi. Esma: -Yâ Resûlallah! «Ömer şöyle şöyle dedi...» diye hikâye etdi. Resûlullah: «-Sen ona ne cevab verdin?» diye sordu. «- Ben de şöyle şöyle cevab verdim» diye müdafaasını anlatdı. Resûluiiah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

