Sayfa metni
Hz. Abdullah ibn-i Ömer / 19 vakit on beş yaşında idim, cihâd için beni kabul ve icâze buyurdular» demiştir. Abdullah ibn-i Ömer -radıyallahu anh- Sünnet-i Seniy- ye’ye muvâzıb ve bid’atten müctenib bir zât-ı vâlâşân ve sâhib-i ilm ü irfan olup isr-i Resûlullah -sallallahu aieyhi ve sellem-’e kesretle ittibâ üzereydiler. Seyyidü'l-Enâm -aleyhissalatü vesselam- Hazretleri her nerede ve hangi ağacın altında oturmuşlar veyahud namaz kılmışlar ise orada oturup namaz kılmışlardır. Mallarından her ne kendilerine hoş gelirse onu fî-sebilillah bezi ü intak edip elden çıkarmak mu’tadlarıydı. Köle ve cariyelerinden tâat ve ibâdete mülâzim olanları hemen âzâd ederlerdi. Kendisinin bu hâli kölelerinin malûmu olduğundan, âzâd olmağı arzu edenler mescide mülâzemet ederek nâil-i emel olurlardı. «Onlar sizi aldatmak için bunu yapıyorlar» diyenlere ibn-i Ömer Hazretleri: «Bizi Hak ile aldatana biz aldanırız» diye cevab verirlerdi. Bilerek aldanmak, mekremettir. Meclis-i vâhidde otuz bin dirhem tasadduk ettiği olmuşdur. İrtihalleri Hîcrî 73 tarihinde Abdullah ibn-i Zübeyr'in şehâdetinden sonra Haccâc zamanında vuku’ bulmuşdur. Haccâc-ı Zâlim mızrağın «Zücc» tabir olunan alt demirine zehirli su vererek haccın izdihamlı vaktinde İbn-i Ömer - radıyallahu anh-’in ayağının üstüne saplatmış ve 6u suretle sebeb-i vefâtı ve şehâdeti olmuştur.11 11 Ashab-ı Kirâm 3/123 vd. a. e. 3/125 İbn-i Ömer Hazretleri Abdülmelik'in nazar-ı ihtiramında bulunduğundan Haccâc onu açıktan idâm edememişdir.

