Sayfa metni
152 / Ashâb-ı Kiram 2 -------------------------------------------------------- «Mus’ab bin Umeyr Uhud günü şehid edildi. Halbuki Mus’ab benden çok hayırlı İdi. Bu mübârek şehid kefeni yerine bir kaftana sarılmış da, bununla başı örtülse ayakları açılıyordu, ayakları örtülse başı açılıyordu. İbrahim diyor ki, öyle zannediyorum ki babam sözü ne şöyle devam etti: Yine Uhud’da Hamza da şehid oldu, o da benden hayırlı idi. Onu da kefenleyecek bir hırkadan başka bir şey bulunamadı. Bunlar zühdî bir hayat içinde Hak evine gittikden sonra dünyanın bunca nimetleri karşıma seriliyor. «Ahiret için kazandığımız hasenatımız ta’cil edilip de dünyada verilmiş olmasın?» deyip o şehidin yüksek derecelerine vüsûlü teahhur ettiğine müteessir olarak ağlamağa başladı. Hattâ iftar' yemeğini terketti.» Abdurrahman bin Avf -radıyallahu anh- ki İslâm’a sekizinci olarak ilk dahil oian kudema-ı sahabeden bir zat idi. Yine böyle iken «Mus’ab bin Umeyr benden hayırlı idi» diyor. Mervîdir ki Mus’ab -radıyallahu anh- şehid olunca san cağı melâikeden biri Mus’ab suretine girerek almış, Hazret-i Resûlullah -sailallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz müşarün ileyhin şehâdetinden henüz haberdar olmadıklarından alemdara hitaben: Yani «İleri git yâ Mus’ab!» buyurunca melek dönüp Vech-i Seadete nazar etdiğinde alemdarın melek ve Hazret-i Mus’ab’ın şehid olduklarını anlamışlardır.

