Sayfa metni
140 / Ashâb-ı Kiram 2 -------------------------------------------------------- Hazret! Hamza -radıyallahu anh-’in Müslüman olması şöyle olmuşdur; Hatemü’l- Enbiya -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir gün Safâ’da otururken Ebû Cehil oradan geçip Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e sebbeyledi. Hazreti Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir şey demeyip sükût buyurmuş ise de Abdullah bin Cüd’ân’tn câriyesi Ebû Cehil’in söylediklerini işitmişti. Amm-i Resul Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- o gün avdan gelip evine giderken ber-mu’tad tavaf için silâhları üzerinde olduğu halde Harem-i Şerife gitti. O sırada Abdullah’ın câriyesi, Ebû Cehl’in Resûl-i Ekrem'e sebbetdiğini Hazret-i Hamza’ya haber verdi. Hazret-i Hamza henüz imâna gelmemiş ise de birâderzâdesi hakkında fena söz söylendiğini işidince hamiyyet-i karâbet damarları galeyana gelerek mecma-ı Kureyş’e vardı: «- Benim birâderzâdemi sebbeden ve hatırını inciden sen misin?» diyerek boynundaki ok yayı ile Ebû Cehl’in başını yardı. Orada bulunan adamları Hazret-i Hamza’nın üzerine hücûm edecek oldular. Az kaldı ki büyük bir arbede çıkayazdı. Fakat Ebû Cehil: - Dokunmayınız, Hamza’nın hakkı vardır; zirâ ben onun birâderzâdesi hakkında sahıyhan fena sözler söyledim diye mani oldu. İnsaf ve hakkaniyet sureti gösterdi. Hazret-i Hamza’yı başından savdı ve kendi yâranına: «-Aman ona ilişmeyiniz, varıp hiddetle Müslüman olur ve onunla Muhammedîler kuvvet bulur» diye nasihat verdi. Ebû Cehil bu düşünce ile Hazret-İ Hamza’yı Muhammedîlik gayretine düşürmemek için başını yarmış iken ondan intikam almak sevdâsına düşmemişdi.

