Sayfa metni
Hz. Sa'd İbn-i Muaz / 133 Sa’d -radıyallahü anh- de, «Erkeklerinin kati, mallarının taksim, karılarının ve çocuklarının da esir olmasına» hükmetdi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de Hazret-i Sa'd’in bu hükmünden dolayı: «- Kasem olsun ki, sen. Allah’ın yedi kat semavatı üzerindeki hükmüne muvafık hüküm verdin, bunun böy le olacağını seher vakti melek gelip bana heber verdi» buyurmuşlardır.147 147 Tabakat 3/420 - 436 Rivâyete nazaran Hazret-i Sa’d’in kolunda ok yarası iyi olmağa başlamışsa da Benî Kureyza hakkındaki hakemliği kendisine teveccüh etdiği günden evvelki gecede Cenâb-ı Hakk’a şöyle dua eylemişti: «- İlâhî sen bilirsin ki, Resulünü tekzib eden ve Habi bini vatanından çıkaran kavm üzerine harb u cihâd etmek istediğim kadar isteyen başka hiç bir kimse yokdur. Şayed Kureyş ile başka bir harbimiz daha kaldıysa senin yolun da cihâd etmek üzere beni ibka et, eğer aramızda harb kalmamış ise bu yaramı deş de bu yüzden bana şehâdet nasib et! Bir de İlâhî, Benî Kureyza’dan intikam ile dideleri rüşen etmedikçe ruhumu kabzetme!» diye duâsı makbûl-i Bârigâh-ı Hudâ olmuştur. Şa'd ibn-i Muaz -radıyallahü anh- hasta yatarken bir keçi yanından geçip tırnağıyla yarasına dokunmuş, yarası kanayarak bir daha kanı durdurmağa imkân kalmayarak rûh-u pür-fütûhiarı a'lây-ı ¡¡liyyin’e uçarak şehiden irtihâl eylemiştir.

