Sayfa metni
156 / Hazret-i Ömer maktan, dünyâya tapınmaktan Cenâb-ı Hakk’ın bizi vi- kâye etmesini temennî ederim. Her gün bir saat olsun hudûdu ikâme et. Biri Allah’ı diğeri dünyâyı istihdâf eden iki iş karşısında kalırsan, âhireti istihdâf edeni ter- cîh et. Çünkü dünyâ fânî, âhiret bâkîdir. Fâsıkları yaka la. Kabâil arasında adâvet bulunur da, her biri kendi kavmine iiticâ’ ederse, bil ki bu şeytanın işidir. Bunlara karşı, tâ Allah’ın emrini kabûl ve İslâm'a dâvet edince ye kadar kılıcı kullan.” Bir emirnamesinde diyor ki: - “Çocuklarınıza, atlara binmeyi, yüzmeyi, meşhûr meselleri ve güzel şiirleri Öğretiniz. ” Hz. Ömer -radıyallahu anh- ma’rûf bir şâir değilse de, zevk-i şâirânesi yüksek idi. Pek az şiir de yazmıştır. Meşhur şâirlerden İmruü’l-Kays ile Züheyr’i beğe nirdi. Züheyr’e eş’aru’ş-şuarâ derdi. Züheyr hakkında şu sözü söylemiştir: - “Züheyr, bayağı sözler kullanmaz, muğlak söz söylemez, bilmediğini anlatmağa kalkışmaz. Meth etti mi, hakikî evsâfı metheder.” & Hz. Ammâr bin Yâsir -radıyallahu anh- Küfe vâliliği- ne tâyin olunmuştu. Bir sene geçmeden halk za’fından şikâyet ettiklerinden Hz. Ömer -radıyallahu anh- Hz. Yâsir -radıyallahu anh-’ı Medine’ye dâvet ederek şu sözleri söyledi:

